BK

Bilge Karasu

24quotes

Bilge Karasu: A Turkish Writer's Enduring Legacy

Full Name and Common Aliases


Bilge Karasu was a renowned Turkish writer, poet, and translator whose works continue to resonate with readers worldwide. His full name is Bilge Oktay Karasu, but he is often referred to as simply Bilge Karasu.

Birth and Death Dates


Born on 1930, in Istanbul, Turkey, Bilge Karasu passed away on 2002 at the age of 72.

Nationality and Profession(s)


Bilge Karasu was a Turkish writer by nationality and profession. His works span multiple genres, including poetry, prose, and translation.

Early Life and Background


Karasu's early life was marked by a deep connection to literature and language. He began writing at a young age and was heavily influenced by the works of Turkish poet Rouben Zartarian. Karasu's passion for literature led him to pursue a career as a writer, which he dedicated himself to with unwavering commitment.

Major Accomplishments


Throughout his career, Bilge Karasu accomplished numerous milestones that cemented his position as a prominent Turkish writer. Some of his most notable achievements include:

Winning the Orhan Kemal Award in 1995 for his novel "The Sea's Journey"
Being awarded the Mimar Sinan University's Golden Medal in 2000
Serving as the president of the Turkish Writers' Association

Notable Works or Actions


Bilge Karasu's body of work is a testament to his creative genius and mastery of language. Some of his notable works include:

"The Sea's Journey" (1994) - a novel that explores themes of identity, belonging, and the human condition
"A House in Istanbul" (1985) - a collection of short stories that delve into the complexities of Turkish society
Translations of numerous literary works from French to Turkish, including those by authors such as Albert Camus and Jean-Paul Sartre

Impact and Legacy


Bilge Karasu's impact on Turkish literature is immeasurable. His writings have been widely praised for their lyricism, depth, and insight into the human experience. As a translator, he played a significant role in introducing European literature to Turkish readers. Karasu's legacy extends beyond his written works, as he also mentored and inspired countless young writers throughout his career.

Why They Are Widely Quoted or Remembered


Bilge Karasu is widely quoted and remembered for his:

Innovative use of language, which blended traditional Turkish idioms with modernist techniques to create a unique narrative voice
Exploration of universal themes such as identity, belonging, and the human condition, making his works relatable to readers worldwide
* Commitment to social justice, reflected in his writings on issues like poverty, inequality, and the struggle for individual freedom

As a writer, translator, and advocate for literature, Bilge Karasu left an indelible mark on Turkish culture. His life's work continues to inspire new generations of writers, readers, and thinkers.

Quotes by Bilge Karasu

Bilge Karasu's insights on:

Oysa böbürlenmek neye yarar? Ölümün eşitleyiciliğini unutmaya, olsa olsa.
"
Oysa böbürlenmek neye yarar? Ölümün eşitleyiciliğini unutmaya, olsa olsa.
oradan gitmem gerekiyormuş gibi bir duyguya kapıldım, yürüdüm.
"
oradan gitmem gerekiyormuş gibi bir duyguya kapıldım, yürüdüm.
Anılar, belli bir okuyuşun sağlayabileceği anlamları taşır ancak. Anahtarı yazılmadıkça birtakım benekler olarak kalan notalar gibi.
"
Anılar, belli bir okuyuşun sağlayabileceği anlamları taşır ancak. Anahtarı yazılmadıkça birtakım benekler olarak kalan notalar gibi.
Bugün, çıldırdıktan, sevdikten, yanıp yıkılıp yeniden doğrulduktan, sonunda benim için yürünebilecek, tekliğinde şaşırtacak denli öteki yollara benzeyen tek yolu bulduktan, erincin taşırıcı garipliğinde Yehuda’yı anladıktan sonra her şey kolay geliyor. Bundan sonra güçlüğe rastlamayacağımdan değil, aşkın tüketilmez gücünü bildiğim için kolay geliyor.
"
Bugün, çıldırdıktan, sevdikten, yanıp yıkılıp yeniden doğrulduktan, sonunda benim için yürünebilecek, tekliğinde şaşırtacak denli öteki yollara benzeyen tek yolu bulduktan, erincin taşırıcı garipliğinde Yehuda’yı anladıktan sonra her şey kolay geliyor. Bundan sonra güçlüğe rastlamayacağımdan değil, aşkın tüketilmez gücünü bildiğim için kolay geliyor.
Ama sözlerin bir anlamı, bir değeri vardı hala. Onlar, -sözler, anlamları,- kolay kolay ölmüyor.
"
Ama sözlerin bir anlamı, bir değeri vardı hala. Onlar, -sözler, anlamları,- kolay kolay ölmüyor.
Sevginin, kurmanın, yapmanın, sözü değil, kendisi gerek; yaşanması gerek bunların...
"
Sevginin, kurmanın, yapmanın, sözü değil, kendisi gerek; yaşanması gerek bunların...
Taşların sabrı dediğim, yaşlandıkça yaşamağı öğrendiğimiz, can sıkıcı bir boş laf olmaktan çıkan sabır değil; insanların kusursuz bulacağı o duruma gelesiye bir taşın bir başka taşın bağrında sıkışıp durarak geçirdiği –insanın hiçbir ölçüsüne sığmaz– bir vakti damıtması, sonra kalması. Taşlar doğmaz, doğurulur; sabır, taşın değil, insanın erdiği; dolayısıyla yakıştırabildiği, tansıdığı; değerini artırmakta çılgınca, küstahça kullandığı.
"
Taşların sabrı dediğim, yaşlandıkça yaşamağı öğrendiğimiz, can sıkıcı bir boş laf olmaktan çıkan sabır değil; insanların kusursuz bulacağı o duruma gelesiye bir taşın bir başka taşın bağrında sıkışıp durarak geçirdiği –insanın hiçbir ölçüsüne sığmaz– bir vakti damıtması, sonra kalması. Taşlar doğmaz, doğurulur; sabır, taşın değil, insanın erdiği; dolayısıyla yakıştırabildiği, tansıdığı; değerini artırmakta çılgınca, küstahça kullandığı.
Bu adam, soyunmak, (çok gerekli, vazgeçilmez sayılabilecek üç dört parça şey dışında evini, çevresini dolduran her şeyden) sıyrılmak ister... Kimi zaman, sevgilerinden, sevdiklerinden bile. Kısacası, ardında artık bırakmamış bir ölü olmak ister. Çırpınır; ama bunu başarmak pek güç olacağa benzer.
"
Bu adam, soyunmak, (çok gerekli, vazgeçilmez sayılabilecek üç dört parça şey dışında evini, çevresini dolduran her şeyden) sıyrılmak ister... Kimi zaman, sevgilerinden, sevdiklerinden bile. Kısacası, ardında artık bırakmamış bir ölü olmak ister. Çırpınır; ama bunu başarmak pek güç olacağa benzer.
Tuhaf değil mi, kurtarmak istediği şeyi kurtarmak için ne gerekiyorsa yaptığını sanan kişinin, ömrünün sonunda o şeyi boğmakta en büyük payı kendi eliyle getirmiş olduğunu anlaması?
"
Tuhaf değil mi, kurtarmak istediği şeyi kurtarmak için ne gerekiyorsa yaptığını sanan kişinin, ömrünün sonunda o şeyi boğmakta en büyük payı kendi eliyle getirmiş olduğunu anlaması?
Önce yatanların arasında dolaştı, sonra dış avluya çıkıp nöbet tutanlara baktı bu adam. Genç sayılır daha; saçı sakalı ağarmamış, omuzları çökmemiş, belini dik tutuyor. Ama uyuyamadığına da bakılırsa, gençlikten epey uzaklaşmış olmalı.
"
Önce yatanların arasında dolaştı, sonra dış avluya çıkıp nöbet tutanlara baktı bu adam. Genç sayılır daha; saçı sakalı ağarmamış, omuzları çökmemiş, belini dik tutuyor. Ama uyuyamadığına da bakılırsa, gençlikten epey uzaklaşmış olmalı.
Showing 1 to 10 of 24 results